Trump Bizden Teşekkür Hak Ediyor

Trump Bizden Teşekkür Hak Ediyor
Sosyal medyada paylaş: Facebook Twitter Whtasapp

Trump Bizden Teşekkür Hak Ediyor

EFSANE İLE GERÇEKLİK ARASINDA AMERİKA

Donald Trump bir akıl hastalığı değil. Ayrıca Beyaz Saray'ın dışında olduğundan ortadan basitçe kaybolacak ucube bir fenomen de değil. 6 Ocak Capitol Hill saldırısının ardından, rakipleri "Biz bu değiliz" diye sızlanmaya devam edebilir ama gerçek şu ki Amerika tam olarak budur.

ABD’nin tüm suçlarının ifşa edilmesinden sonra dünya bu nakaratı duydu: Ebu Garip, Guantanamo Körfezi'nden işkence videoları ve Gina Hansell'in (Trump tarafından CIA direktörlüğüne yükseltildi) gözetimindeki karanlık bölgelerde basınçlı su ile havasız bırakılarak sorgulama işkencesi. Bu buzdağının görünen kısmı.

Trump yanlısı bir beyaz çetenin önderliğindeki Kongre Binası'na yapılan terörist saldırıyı yorumlayan Joe Biden, “Çok net olalım: Kongre Binası'ndaki kaos sahneleri gerçek bir Amerika'yı yansıtmıyor. Kim olduğumuzu temsil etmiyor” dedi.  Olanı, "İsyana sınırına dayanmış", "düzensizlik" olarak adlandırırken, "kendini kanunsuzluğa adamış az sayıda aşırılıkçı" olduğunda ısrar etti.

Kongre Binası'na saldıran insan sayısının tahminleri 30.000'den fazla. Sıkı bir güvenlik ortamında 20 Ocak'ta cumhurbaşkanı olarak yemin eden Biden için 'büyük sayı' ne olurdu? Rakamları kısaca ele alacağız ama önce diğer eski başkanların ne dediğine bakalım.

Eski başkan George W. Bush, bunu "mide bulandırıcı" ve "şok edici" şeklinde nitelendirerek yaptığı açıklamada, "Muz cumhuriyetinde seçim sonuçları bu şekilde tartışılıyor, demokratik cumhuriyetimizde değil" dedi.  Bush bilmeli: Mart 2003'te ülkeye saldırdığında Irak'a "şok ve dehşet" getirdi. Bush ve yardakçıları Irak'ın kitle imha silahlarına sahip olduğunu iddia etti. Bir yalan yığınıydı. ABD askerleri Iraklı sivillere karşı DU mermileri kullandıklarında seyreltilmiş uranyum zehirlenmesiyle milyonlarca kişi öldü.

Trump'ın selefi Barack Obama, Trump'ın pervasız davranışına atıfta bulunarak şunları söyledi: “Tarih, milletimiz için büyük bir onursuzluk ve utanç anı olarak, yasal bir seçimin sonucu hakkında asılsız bir şekilde yalan söylemeye devam eden bir başkanın kışkırttığı Kongre Binası'nda bugünkü şiddeti haklı olarak hatırlayacaktır. Ama bunu tam bir sürpriz olarak ele alırsak kendimizi kandırmış oluruz.”, Yaşayan eski başkanların en yaşlısı Jimmy Carter, Kongre Binası saldırısını "ulusal bir trajedi" olarak nitelendirdi ve "[bu] bir ulus olarak biz değiliz" konusunda ısrar etti.

Siyasi yelpazenin her iki kanadındaki Senatörler ve Temsilciler tarafından da benzer hassasiyetler dile getirerek yayınladıkları açıklamada Capitol'e yapılan saldırıyı “Amerikan dışı” olarak nitelendirdiler. Peki, gerçek Amerika nedir? Gerçeklere bakalım.

Önce sayılar. Trump yaklaşık 74,2 milyon oy aldı - şimdiye kadar alınan en yüksek sayı ve geçmişte kaybeden şöyle dursun, kazanan bir adaydan bile fazla. Doğru, Biden 81 milyon oy aldı ama rakamların gösterdiği şey Amerika'daki derin uçurumdur. Kendini itiraf eden bir milyarder olan Trump (servetini dolandırıcılık yoluyla kazandı ama bu başka bir hikâye!) - böylesine büyük bir oy bankasına girmeyi başardı ve pek çok Amerikalının, kendi çıkarlarını temsil ettiğine inandırarak, gözlerini boyadı. 

Amerika'daki uçurum gerçektir. Sadece seçim haritasına bakmak gerekir. Amerika'nın iki ucunda (Doğu ve Batı Kıyıları) mavidir (Demokratları temsil eder); ortadaki kırmızı (Cumhuriyetçileri temsil eder). ABD'nin üç ayrı eyalete çok düzgün bir şekilde bölünmesini sağlıyor. Peki ya her kötü eylemin ortaya çıkmasından sonra tekrarlanan ve kabak tadı veren "Biz bu değiliz" uydurmasına ne olacak? 200 yıldan fazla bir süredir Amerikalılara "dünyanın en iyi demokrasisine" sahip oldukları, "Amerika’nın uluslara ışık huzmesi olduğu" ve füzeler ve B-52 bombardıman uçaklarıyla da olsa "dünya çapında demokrasiyi yaydığı" söylendi. 

Amerikalılar çoğunlukla kahverengi veya siyah tenli olmak üzere, diğer insanlara işkence yaptığında bu işkence değildir. "İşkence yapmıyoruz" diye ısrar ederler. Buna "gelişmiş sorgulama teknikleri" diyorlar. Bunu daha az acı verici hale getiriyor mu?

ABD'nin şu anda dünya çapında 800'den fazla askeri üssü var. Amerikan vahşetinin nihayete erdirilmesi için halkın rızasıyla mı? İronik bir şekilde, Biden’ın resmen göreve gelişinde, ABD’nin Afganistan ve Irak’ta konuşlandırdığından daha fazla asker Kongre Binası çevresinde konuşlandırılmıştı. Tavuklar tünemek için eve gelir.

Peki Kongre Binası'na saldırı ne olacak? Bu tuhaf bir fenomen mi?

The Atlantic dergisindeki 11 Ocak 2021 tarihli bir makalesinde, Boston Üniversitesi Irkçılıkla Mücadele Araştırma Merkezi Direktörü Ibram X. Kendi, beyaz Amerika’nın korkunç davranışından bazı örnekler veriyor.

"Mart 1783'te Kıta Ordusu subayları, George Washington subayları sadık kalmaya ikna edene kadar Konfederasyon Kongresi'ne karşı isyan planladı. 1861'de kölelik yanlısı isyancılar, Abraham Lincoln için seçim oylarının sayılmasını durdurmak amacıyla ABD Kongre Binası'nda toplandı. İç Savaş 1865'e kadar sürdü. Beyaz teröristler, Paskalya Pazarında Louisiana, Colfax'daki ilçe adliyesini 1873 Paskalya yortusunda kuşattılar ve bu süreçte yaklaşık 150 Siyah insanı katlederek yerel cemaat hükümetini şiddetle devirdiler.

“14 Eylül 1874'te Beyaz Lig, New Orleans'taki Özgürlük Muharebesi Meydanı'nda yeni seçilen Louisiana valisini şiddetle devirmeye çalıştı. Beyaz teröristler ayaklandı; oy sandıklarını imha ettiler; ve 1874 Seçim Günü'nde kendi adaylarının zafer kazanmasını temin için, Alabama’nın Barbour ilçesinde Siyah seçmenleri korkuttular, yaraladılar ve öldürdüler.

“1898'de beyaz üstünlükçüler düzinelerce Siyah insanı öldürdüler ve Kuzey Carolina, Wilmington'daki demokratik olarak seçilmiş ırkla rarası hükümeti şiddetle devirdiler. 1921'de -tarihteki en yıkıcı ekonomik darbelerden birinde- beyaz üstünlükçüler, Oklahoma, Tulsa'da yüzlerce Siyah sakini öldürdüler ve 'Black Wall Street' eğilimiyle bilinen müreffeh Greenwood Bölgesi'ni yok ettiler. 1933'te finansörler Başkan Franklin D. Roosevelt’i faşist bir hükümet kurabilmek için iktidarı devretmeye iknaya çalıştılar. "

Amerikalılar neden bu geçmiş dehşet olaylarını inkar etmeye devam ediyor?

6 Ocak saldırısında, 14 yıllık hava kuvvetleri gazisi Ashley Bobbitt, binanın içinde vurularak öldürülen ilk kişi oldu. Emekli bir hava kuvvetleri yarbay, tam zırhlı Larry Brock, saldırıya liderlik eden beyaz teröristler arasındaydı. O zamandan beri tutuklandı. Emekli veya aktif görevde olan diğer askeri personelin yanı sıra kongre üyeleri de dâhil kaç kişinin olaya karıştığı, CNN'in ortaya attığı bir sorudur. Kongre Binası ve Senato'nun güvenlik görevlilerinin, Kongre Binası Polis şefi Steven Sund sorduğunda Ulusal Muhafızlardan yardım istememelerinin nedeni bu muydu? O zamandan itibaren istifa etti.

Pek çok yorumcu, geçen yaz Black Lives Matter protestolarına polisin ve diğer kolluk kuvvetlerinin karşıt tepkisine ve beyaz teröristler için açılan karşılama halısına dikkat çekti. 6 Ocak çetesi Black Lives Matter'ın üyeleri olsaydı, bir kan banyosu olurdu. Beyazlar, ABD gücünün kalesine saldırsalar bile hata yapamazlar.

Amerika ırkçı ve derinden bölünmüş bir toplumdur. Yüzyıllar boyunca diğer insanları terörize etti. Şimdi bu terörizm evini vurdu.

Trump, Amerika’nın çirkin yüzündeki maskeyi kaldırdı. Belki de bir teşekkürümüzü hak ediyor.

Sosyal medyada paylaş: Facebook Twitter Whtasapp


Hakkımızda

Uluslararası Siyasal Gündem - Kudus Analiz | KA kudusanaliz.com


Kudüs Analiz sitesi bir Kudüs Medya AŞ portalıdır




Son Güncellenenler


Network Yazılım