Ermenistan İsrail İlişkilerinin Genişlemesi

Ermenistan İsrail İlişkilerinin Genişlemesi
Sosyal medyada paylaş: Facebook Twitter Whtasapp

Ermenistan İsrail İlişkilerinin Genişlemesi

Ermenistan – İsrail ilişkilerini genişletmek: İran'ın Güney Kafkasya Dış Politikasına Etkiler

Vali Kaleji, CACI Analist

İran ile Ermenistan arasındaki yakın ilişkiler Erivan ile Tel Aviv arasındaki ilişkilerin hızlı genişlemesi sonucunda gölgede kaldı. Tahran İsrail'i, İran'ın Ermenistan'ın da aralarında bulunduğu komşularıyla ilişkilerinde olumsuz rol oynayan ve Güney Kafkasya'da güvenlik ve istikrarı tehdit eden 'üçüncü bir faktör' olarak görüyor. Ermeni yetkililer Erivan'ın kararının Tahran tarafından başından beri bilindiğini ve Erivan – Tel Aviv ilişkilerinin güçlenmesinin aralarında İran'ın da bulunduğu diğer ülkeleri hedef almadığını iddia ediyor.

ARKAPLAN:

İsrail'in Ermenistan ile ikili ilişkilerinin genişlemesi, Azerbaycan ve Gürcistan ile ilişkilerinin aksine her zaman düşük bir yoğunluk seviyesinde olmuştur ve geçtiğimiz aylarda İran'ın Güney Kafkasya'daki dış politkasını etkileyen en önemli faktörler arasındadır. İran'ın onbeş komşusu içinde yegane Hıristiyan ülke olan Ermenistan bu anlamda Hıristiyan dünyaya açılan bir kapı görevi görmektedir. Diğer yandan Ermenistan'ın Azerbaycan ve Türkiye ile sınır kapılarının kapalı olması sebebiyle İran da pratikte Ermenistan için İslam dünyasına açılan kapıdır.

İran, Aralık 1991'de Ermenistan'ın bağımsızlığını tanıyan ilk ülkeler arasındadır ve bundan kısa bir süre sonra karşılıklı elçilikler açılmıştır. Bağımsızlığın hemen ardından yaşanan zorlu yıllarda İran, Ermenistan'a siyasi ve ekonomik destek veren ülkeler arasında olmuştur. Dağlık Karabağ çatışmasında Azerbaycan Cumhuriyeti'ne verdiği tam ve tek taraflı desteğin yarattığı zorluklara rağmen İran, dış politika alanında dengeli yaklaşımı ve bütün komşularıyla ilişkileri genişletmesiyle uyumlu bir biçimde, bölgenin tamamında çatışan taraflar arasında arabuluculuk yaparak barış, güvenlik ve istikrarın tesis edilmesi için gayret etti.

Son otuz yıldır İran – Ermanistan ilişkileri hep yakın olmuştur ve İran'ın çeşitli kavşak noktalarında iniş ve çıkışlar yaşadığı diğer komşularıyla ilişkilerinin aksine Erivan – Tahran ilişkileri her zaman istikrarlı ve olumlu olagelmiştir. Ermenistan – İran ilişkilerinin farklı Ermeni siyasi partiler arasından ihtilaf olmayan nadir konular arasında olması dikkat çekicidir. Aslında Ermeni siyasi partiler arasında, aralarında Ermeni hükmetinin Ermenilerin katledilmesinin uluslararası arenada soykırım olarak tanımlanması karşısındaki tavrı, Karabağ sorunu ve Ermenistan'ın Türkiye, Batı ve Rusya – İran değil – ilişkileri gibi hassas ve zorlu dış politika konularına yaklaşım dahil her konuda görüş ayrılığı mevcuttur.

İşte bu zeminde Ermenistan ile İsrail – İran İslam Cumhuriyeti'nin kırk yıldan fazla bir süredir düşmanca bir çatışmanın içinde olduğu bir devlet – ikili ilişkilerinin güçlenmesi İran'da çok sayıda gözlemcinin dikkatini çekmiş ve endişelere neden olmuştur.

Sovyetler Birliği'nin dağılmasının ardından gerek Ermeni kilisesi ile Yahudiler arasındaki tarihi ayrılıklar gerekse ekonomik ve jeopolitik açıdan İran'a güvenmesi sebebiyle Ermenistan, İsrail'e karşı her zaman ihtiyatlı olmuştur. Bu yüzden, 1992'de İsrail ile diplomatik ilişkiler kurulmuş olsa da Erivan, Tel Aviv'de elçilik açmamış ya da bir elçi atamamıştır. Sovyetler Birliği'nin çöküşünden otuz yıl sonra Tel Aviv'de bir Ermenistan elçiliği açılması ve bir büyükelçi atanmasının önemli bir dönüm noktası olarak kabul edilmesinin sebebi budur.

Ermenistan'ın İsrail'e atadığı elçi başlarda Paris, Kahire ve Erivan olmak üzere İsrail dışında yaşamaktaydı. Ancak 2019 sonlarında, elçinin ikametgahı Erivan'dan Tel Aviv'e taşındığında bu durum değişti. Bununla birlikte Ermenistan, Kudüs'ün Aralık 2017'de İsrail'in başkenti olarak tanınması kararına karşı çıkmıştı. Öte yandan İsrail'in de 1915'teki Ermeni katliamını henüz soykırım olarak kabul etmediği unutulmamalıdır. Tüm bu farklılıklara rağmen taraflar arasındaki ikili ilişkilerin genişlemesi ve bunun sonrası için taşıdığı potansiyel doğal olarak özellikle İran için önemlidir.

ETKİLER:

Bu gelişmenin sonuçlarından birisi, İsrail'in Orta Asya ve Kafkaslar'daki geleneksel çevre politikasının terfi etmesidir. Geleneksel doktrine göre İsrail, Müslüman Arap devletlerin zorlayıcı kuşatmasını kırmak için Arap olmayan Müslüman devletlerle ilişkileri ilerletmek yolunu seçmişti. Sovyetler Birliği'nin çöküşü ve altı Arap olmayan Müslüman devletin bağımsızlık kazanması İsrail'e bölgedeki Müslüman devletlerle ilişki kurmak ve geliştirmek için faydalı bir fırsat yaratırken İsrail önceliği Azerbaycan ile ilişkilerine verdi. Bununla birlikte Kafkaslar'daki iki Hıristiyan devlet içinde İsrail özellikle 2003 Gül Devriminin ardından Gürcistan ile yakın ilişkiler kurdu. Ancak Ermenistan'ın ekonomik ve jeopolitik açıdan İran'a dayanması sebebiyle Erivan İsrail'e karşı her zaman çekinceliydi ve böylece otuz yıl boyunca Ermenistan'ın İsrail ile ilişkileri en düşük seviyede ve en sınırlı biçimdeydi. İsrail için, İran'ın komşularıyla ilişkileri genişletmek bir başarıdır.

Bu durum diğer taraftan da İran'ın bölgedeki güvenlik ve savunma endişelerini artırdı. Bu endişe Bakü – Tel Aviv ilişkileri senaryosunun Erivan ile Tel Aviv arasında tekrarlanması ihtimalinden kaynaklanmaktadır. İran, Azerbaycan ile İsrail arasında gelişen özellikle güvenlik işbirliğinden kaygı duymaktadır. Yine de geçen yıllarda, özellikle Hasan Ruhani'nin cumhurbaşkanlığı döneminde İran – Azerbaycan ilişkileri dikkate değer derecede genişlemiştir. İran, Ermenistan ile ilişkilerinde benzer bir tecrübe yaşamak istememektedir. İran, etrafında, varlığını kendi ulusal çıkarları ve güvenliği açısından bir 'kırmızı çizgi' olarak gördüğü İsrail'in her türlü mevcudiyeti ve nüfuzundan nasıl endişe ettiğini defalarca göstermiştir.

Ermenistan – İsrail ilişkilerinin genişlemesi İran'ın eleştirilerine neden oldu. Bir grup İranlı öğrenci 9 Ocak 2020'de Ermenistan'ın İsrail'de elçilik açma kararını, Tahran'daki Ermenistan büyükelçiliği önünde protesto etti. Protesto yürüyüşünün sonunda öğrenciler Ermenistan hükümetini İsrail'e elçilik açma kararını gözden geçirmesini isteyen bir bildiri okudu. Ayrıca, İran Meclis Sözcüsünün Uluslararası Meseleler Özel Temsilcisi Hüseyin Emir Abdullahiyan, Ermenistan'ın İsrail'de elçilik açma kararını kınarken bunun Filistin halkının çıkarlarına aykırı olduğunu belirtti. İranlı yetkili ayrıca Ermeni yetkili ve uzmanların İran'ın endişelerini giderme çabasına rağmen, Tel Aviv'de Ermanistan'a ait bir elçilik açılmasının bölge güvenliğini olumsuz etkileyeceğine dikkat çekti. Ermenistan'ın İran büyükelçisi Artaşes Tumanyan, ülkesinin Ermenistan – İsrail ilişkilerini geliştirme arzusuna rağmen İslam Cumhuriyeti ile 'dostane' ilişkilere sadık kaldığı konusunda kıdemli bir İran Dışişleri Bakanlığı yetkilisine teminat verdi. Diğer yandan İran çalışmaları yapan Ermeni bir uzman olan Armen İsrayelyan, Armenpress'e konuyla ilgili bir röportaj verdi ve Erivan'ın bütün ortaklarıyla şeffaflık içerisinde çalıştığını ve Ermenistan'ın bölgesel politika önceliklerinin yönetimin en üst seviyesinde açıkça sunulduğunu vurgularken İran'ın, Ermenistan'ın İsrail'de elçilik açma kararından haberdar olduğunu söyledi.

Bu gelişmenin üçüncü bir sonucu da İran'ın Kafkaslar'da ABD ve İsrail ile çatışmasının şiddetlenmesidir. İran kısaca İsrail'in bütün eylemlerini ABD'nin hedefleri ve çizdiği planlarla ilişkili olarak görmektedir. Bu bakış açısına göre İsrail ve Amerikan politikaları arasında temel bir farklılık yoktur. Özellikle 2018'de Nikol Paşinyan'ı iktidara getiren Kadife Devrimin ardından Ermenistan'ın Batıyla ilişkileri dikkate değer derecede genişledi ve bunun sonucunda İranlı bir grup yetkili ve uzman Erivan – Tel Aviv ilişkilerinin Trump yöneminin koordinasyonu ve iknası sonucu gerçekleştiğini iddia etti. Bu, Mehr Haber Ajansının 'resmi karar ve işgal altındaki Filistin'e büyükelçi gönderilmesi adımının dönemin Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanının Erivan ziyaretinin ardından geldiği' iddiasına yer veren analizinden görülmektedir. Bunun Tahran'da ayrıca, Tahran – Washington ilişkilerinin 1979 İslam devrimnden bu yana en kötü koşulların yaşandığı bir zamanda atılmış bir adım olarak görüldüğü ve Ermanistan – İsrail ilişkilerinin hızla genişlemesinin Trump yönetiminin 'maksimum baskı' politkasının bir parçası olarak yorumlandığı gözlenmektedir.

SONUÇLAR: 

İran bu aşamada Ermenistan – İsrail ilişkilerinin güçlenmesini hassasiyet ve endişeyle izliyor. Ayrıca Tahran – Erivan yakın ikili ilişkilerini sürdürme vurgusu yaparken Ermenistan hükümetine Ermenistan'ın İsrail ile ilişkilerini genişletmesinin sadece İran'ın ulusal güvenliğini tehdit etmekle kalmayıp Ermenistan'ın güvenliğini de riske attığı uyarısı yapıyor.

 

Sosyal medyada paylaş: Facebook Twitter Whtasapp


Hakkımızda

Uluslararası Siyasal Gündem - Kudus Analiz | KA kudusanaliz.com


Kudüs Analiz sitesi bir Kudüs Medya AŞ portalıdır




Son Güncellenenler

29 Ağustos 2022
29 Ağustos 2022

Network Yazılım