İsrail Medyası Türkiye'ye Karşı Hırçınlaşıyor

İsrail Medyası Türkiye'ye Karşı Hırçınlaşıyor
Sosyal medyada paylaş: Facebook Twitter Whtasapp

İsrail Medyası Türkiye'ye Karşı Hırçınlaşıyor

Taksim'deki terör saldırısı ile eş zamanlı olarak, siyonist rejimin medyasında Tarkiye karşıtıanalizlerde de artışlar kendini göstermeye başladı.

 Jerusalem Post'ta yayınlanan bir analizinin tam metnini sunuyoruz:

TÜRKİYE İSRAİL'İN HAMAS MİLİTANLARININ SINIR DIŞI EDİLMESİ İSTEĞİNİ GERİ ÇEVİRDİ

KRISTINA JOVANOVSKI/THE MEDIA LINE, 13 Kasım 2022

Kaynaklara göre, Türkiye Dış İşleri Bakanı, Eski Başbakan Benjamin Netanyahu’nun seçim zaferinden sonra Ankara-İsrail yakınlığının zarar göreceği korkuları arasında, İsrail’in, Hamas üyelerinin sınır dışı edilmesine yönelik isteğinin geri çevrildiğini belirtti.

Mevlüt Çavuşoğlu'nun geçen hafta, Türkiye'nin, geçtiğimiz ayda İsrail Savunma Bakanı Benny Gantz'in Ankara'ya yaptığı bir ziyaret sırasında ilettiği Hamas üyelerini sınır dışı etme talebinin kabul edilmediğini söylediği bildirildi.

Türk haber kaynaklarından Sözcü’ye göre, Çavuşoğlu, “Hamas'la ilgili bir talebi karşılamadık. Hamas'ı terör örgütü olarak görmüyoruz" dedi.

Türkiye ve Erdoğan, Ortadoğu’da uzlaştırıcı olmak istiyorlar

Ankara'da yaşayan bir dış politika ve güvenlik analisti olan Ömer Özkızılcık, The Media Line'a verdiği demeçte, Türkiye'nin İsrail ile Filistinliler arasında arabulucu olmayı umduğunu ve Hamas üyelerinin sınır dışı edilmesinin bunu tehlikeye atabileceğine inandığını söyledi.

Özkızılcık, "Türkiye-İsrail ilişkileri bozulmadan önce, Türkiye'nin Filistin tarafı ile İsrail tarafı arasında dürüst bir aracı olduğunu hatırlıyoruz ve Türkiye'nin bunu yeniden kurmayı dört gözle beklediğini düşünüyorum" dedi.

Özkızılcık, Türkiye'nin Hamas'ı terör örgütü olarak sınıflandırmadığı için üyelerini sınır dışı etmek konusunda yasal bir çerçeve bulunmadığını da sözlerine ekledi.

İsrail ile Türkiye arasındaki diplomatik ilişkiler, İsrail'in Eylül ayında Türkiye'ye bir büyükelçi ataması ve Türkiye'nin Cuma günü İsrail'e bir büyükelçi atamasıyla yaz boyunca tamamen restore edildi.

Ülkeler, büyükelçileri olmadan da ticaret, turizm ve güvenlik alanlarında bağlarını sürdürürken, Türkiye'nin Hamas konusundaki tutumu İsrail için her zaman önemli bir endişe kaynağı oldu.

Özkızılcık, konunun Türkiye ile İsrail arasındaki ilişkiler üzerinde büyük bir etkisi olacağına inanmadığını söyledi.

Aksine, Netanyahu’yu görevine geri döndürecek olan İsrail’deki hükümet değişikliği ve Türkiye’deki yaklaşan seçimlerin, ilişkiler üzerinde çok daha fazla bir etkiye sahip olacağına inanıyor.

Erdoğan ve Netanyahu’nun gergin ilişkileri

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Netanyahu ile ilişkileri gergin olmuş, iki lider birbirilerine yıllar içerisinde hakaretlerde bulunmuşlardır.

2018’de, Erdoğan, onlarca Filistinli protestocunun İsrail güçleri tarafından öldürülmesinin bir soykırım olduğunu söylemişti.

Akabinde Netanyahu, “Erdoğan, Hamas’ın en büyük destekçilerindendir ve onun terörizm ve katliamdan iyi anladığından şüphemiz yok. Bize ahlak konusunda vaazlarda bulunmamasını öneririm" diye bir tweet attı.

Erdoğan ise bir tweet ile, İsrail Başbakanı’nın, bir “ırkçı devleti” yönettiğini belirterek karşılık verdi.

Özkızılcık, “Türkiye-İsrail arasındaki uzlaşma ve ilişkilerin normalleştirilmesi, Filistinliler ya da Filistin’deki Partilerle ilgili değil; daha çok jeopolitik, ekonomik ve enerji ile ilgili realitelerle ilgilidir” dedi. “Bu bir ortak çıkar yaklaşımıdır.”

Kudüs’te bulunan Tantur'daki Notre Dame Üniversitesi'nde lisans eğitimi direktörü olan Gabriel Mitchell, The Media Line'a verdiği demeçte, Dışişleri Bakanının Hamas hakkındaki açıklamasının Netanyahu'yu uzlaşıyı sürdürmek için müzakerelere çekme girişimi olduğuna inandığını söyledi.

"Bunu, Erdoğan tarafından, Netanyahu'nun bir orta noktada buluşmaya istekli olması durumunda masada daha büyük bir ödül olduğunu belirtmenin bir yolu olarak görüyorum ve bu yüzden esasen normalleşme müzakerelerinin etkili bir şekilde geri döndüğünü düşünüyorum.”

Mitchell, Hamas üyelerinin Türkiye'de yaşıyor olmasının ilişkilerin tam olarak yeniden tesis edilmesinin önündeki en büyük engellerden biri olduğunu söylüyor ve Netanyahu’nun başbakanlığında, Ankara Hamas'a karşı somut adımlar atmadan diplomatik ilişkiler konusunda bir anlaşmaya varılamayacağına inanıyor.

Mitchell “Bunu, İsrail’in, temel bir prensiple ilgili bir geri adımı olarak görürüm” dedi.

Mitchell ayrıca "Türkiye, Netanyahu hükümetinin normalleşme sürecini tam olarak restore etmek veya normalleşme yolunda ilerleme konusunda önceki hükümetten daha istekli olmayacağını anlıyor" diye de ekledi.

Erdoğan, ilişkileri geliştirme çabalarını sürdürüyor

İsrail ile buzların eritilmesi, Erdoğan'ın, devalüe olmuş bir para birimi ve resmi olarak %80'den fazla olduğu bildirilen devasa enflasyon altında mücadele eden ülkesine yabancı yatırım çekme umuduyla bölge ülkeleri ve Batı ülkeleriyle ilişkileri iyileştirmeye yönelik daha geniş bir girişiminin parçasıdır.

İsrail ile tam diplomatik ilişkilerin yeniden kurulması, başta ABD olmak üzere birçok ülkenin Türk cumhurbaşkanının önerilerine verdiği sıcak tepkilerin ortasında bir başarı öyküsü oldu.

Her ne kadar bu, Ankara'nın bölgede İsrail ile çalışan diğer ülkelerle zayıf ilişkilerini içeren çeşitli jeopolitik komplikasyonlarla dolu olsa da Türkiye, İsrail ile enerji işbirliğine olan ilgisini defalarca dile getirdi

Mitchell, teknoloji ve yenilenebilir enerjinin, daha derin ekonomik bağları ve ikili ticareti geliştirmede odaklanılacak en önemli iki ilgi alanı olacağına işaret etti.

"Ortaklığı çeşitlendirmek, büyütmek ve bu ortaklığa yeni paydaşları dahil etmek, her iki taraf için, fakat özellikle ekonomisi can çekişen Türkiye için temel hedeftir" dedi.

KHA (KUDÜS HABER AJANSI)

Kaynak: https://www.jpost.com/middle-east/article-722299

 

Sosyal medyada paylaş: Facebook Twitter Whtasapp


Hakkımızda

Uluslararası Siyasal Gündem - Kudus Analiz | KA kudusanaliz.com


Kudüs Analiz sitesi bir Kudüs Medya AŞ portalıdır




Son Güncellenenler


Network Yazılım